TBMM’de Bütçe Görüşmeleri… Ömer Faruk Gergerlioğlu: “Hastayı Dinlemezsen Teşhis Yarım Kalır. Kürt Teyzeler, Amcalar, Derdini Türkçe Anlatamayanlar…

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM Genel Kurulu’ndaki bütçe görüşmelerinde; “Ben bir Türk hekim olarak Kürt köylerinde görev yaptım. Kürt teyzeleri anlamakta zorlandım. Çünkü Kürtçe konuşuyorlardı. Biz parti olarak önerge verdik; hastanelere Kürtçe tercüman verin, reddedildi komisyonda. Hastalığın teşhisinin yarısını hastayı anlamaktır, dinlemektir. Hastayı dinlemezsen teşhis yarım kalır. Kürt teyzeler, amcalar, derdini Türkçe anlatamayanlar zor durumda. Bir Türk hekim olarak şundan çok rahatsızım; AKP’nin Kürt vekillerine soruyorum, bunlar hiç kanınıza dokunmuyor mu? Biriniz de çıkıp, ‘liderim böyle şey olur mu’ diye neden demiyorsunuz” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ile Sayıştay raporlarının görüşmeleri devam ediyor. Genel Kurul’da bugün Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçeleri görüşülüyor. Sağlık Bakanlığı bütçesi üzerine söz alan DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, şunları dedi:

MADEM DEPREME DAYANIKLI DEĞİLDİ, BİZİ NEDEN YILLARCA ÇALIŞTIRDINIZ? BİR TON MÜTEAHHİDE TADİLAT MASRAFI ÖDEMESI YAPTILAR”

“Koceli’nde ne oldu biliyor musunuz? 2015 yılında Şehir Hastane’sinin temeli atıldı, 2 yılda bitirilecek denildi. Kaç yılda bitti biliyor musunuz? 8 yılda. 2023 Mayıs seçimlerinden önce apar topar açılışını yaptılar, hastane önünde miting yaptılar. Seçim öncesi açılsın diye eksiklikler ile açıldı ve karşılığında da ilçelerdeki birçok hastane atıl duruma düşürüldü. Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, adı eğitim araştırma ama eğitimci yok. Gebze Fatih Devlet Hastanesi, hiçbir şeye yetemiyor. Oraya ikinci bir hastane lazım, yapılmıyor. Çayırova Devlet Hastanesi, 6 yıldır temeli atılmış gittim gördüm, Bakana da komisyonda söyledim. 6 7 yıldır bir çukur var. Ne hastane var ne bir şey. Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 3’te 2 oranında hizmet kapasitesi düşürülmüş, yanık ünitesi kapatılmış, onkoloji kapatılmış. Kocaeli Devlet Hastanesi 3’te 2 oranında hizmet düşürülmüş. Benim de görev yaptığım İzmit Seka Hastanesi 3’te 2 oranında hizmeti azaltılmış. Çalıştığım B blok kapatılıyor. Madem depreme dayanıklı değildi, bizi neden yıllarca çalıştırdınız? Bir ton müteahhide tadilat masrafı ödemesi yaptılar. Ardından şimdi de kapatıyorlarmış. Yürüyüş Yolu Semt Polikinliği’ne deprem sonrası güçlendirme yapılmış bina, şu anda rant için yıkılıyor. Veremle Savaş Dispanseri kapatıldı, Kocaeli Halk Sağlığı Laboratuarı kapatıldı. Gölcük Devlet Hastanesi yıllardır bitirilemiyor. Ali Kahya Kadın Doğum Hastanesi kapatıldı. Bütün bu skandalların hepsi ne için biliyor musunuz? Şehir Hastanesi para kazansın, özel hastaneler şakır şakır para kazansın diye. Özel hastanelerin çoğu AKP’li yöneticilerin. AKP Kocaeli İl Başkanı bir doktor ve özel hastaneleri var ve sağlıkta Kocaeli çökmüş durumda.

AYM BENI İADE ETTİ, VEKİL OLARAK MESLEĞE DÖNDÜM. HEKİM OLARAK GÖREVİME DÖNEMİYORUM. ŞU SAÇMALIĞA BAKAR MISINIZ?”

Hekimler niye gidiyor diye neden soruyoruz? Çünkü büyük bir usulsüzlük var. Hekimler kaçıyor. Ben bir heklim olarak, Kürt meselesinde barış istedim. Bir doktor yaşamı ister, bir doktor insan haklarını ister bundan dolayı mesleğimden ihraç edildim. Halen daha iade edilmiyorum. AYM beni iade etti, vekil olarak mesleğe döndüm. Hekim olarak görevime dönemiyorum. Şu saçmalığa bakar mısınız? Sayın Bakan ne yapıyor biliyor musunuz? Bölge İdare Mahkemesi’ne savunma gönderiyor. Benim gibi binlerce arkadaşımız var. Barış Bildirgesi’ne imza atmış, ihraç. Bank Asya’da hesabın var, ihraç. On binlerce insanı zulmen ihraç ettiler. Geri döndürmek istemiyorlar.

AKP’NIN KÜRT VEKİLLERİNE SORUYORUM, BUNLAR HİÇ KANINIZA DOKUNMUYOR MU?”

Ben bir Türk hekim olarak Kürt köylerinde görev yaptım. Iğdır’ın bir Kürt köyünde, Batman’da görev yaptım ve Kürt teyzeleri anlamakta zorlandım. Çünkü Kürtçe konuşuyorlardı. Biz parti olarak önerge verdik; hastanelere Kürtçe tercüman verin, reddedildi komisyonda. Hastalığın teşhisinin yarısını hastayı anlamaktır, dinlemektir. Hastayı dinlemezsen teşhis yarım kalır, istediğin kadar tetkik iste ama Kürt teyzeler, amcalar, derdini Türkçe anlatamayanlar zor durumda. Bir Türk hekim olarak şundan çok rahatsızım; AKP’nin Kürt vekillerine soruyorum, bunlar hiç kanınıza dokunmuyor mu? Biriniz de çıkıp, ‘liderim böyle şey olur mu’ diye neden demiyorsunuz?

Emekli hekimler, SGK ve Bağkurlu olanlar son derecede zor durumda. Asistanlar, intern hekimler zor durumda.

GÜYA HUKUK DEVLETİ DENİLİYOR YA NE HUKUK DEVLETİ, DEVLET BİLE KALMAMIŞ”

Şunu söylemek istiyorum, geçen hafta hakikate hançer saplayan üç olay oldu; Vartinis Davası 30 yıl sonra zaman aşımına uğradı. İkincisi, Yunus Emre Göçer motokurye… İntihar dendi, ardından görüntüler ortaya çıkınca neler ortaya çıktı? Merhum Hasan Bitmez, Gazze’nin hakkını savunurken vefat etti. Ben Vartinis ile ilgili şu fotoğrafı size sunuyorum, bakın 30 yıl geçti. Ben mağduru buldum. Aysel Öğüt, konuştum kendisiyle. Dioyor ki; ‘Yüzbaşı Bülent dedi ki, bu köyden intikamımı alacağım. Gece gelip en az 20 ölü alırım buradan ve gece geldi. Ben kuzenimde yatıyordum. Bir anda silah sesleri ile uyandık. Annem ve babamın olduğu ev yanıyordu. Beni tutmayın askerler, kardeşlerimi kurtarayım dedim. Beni tuttular’ diyor. ‘Yüzbaşı Bülent’in 30 yıldır yargılanmasını bekliyorum’ diyor. Şurada gördüğünüz çocuklar, hangi suçtan dolaı öldürüldü? Güya hukuk devleti deniliyor ya ne hukuk devleti, devlet bile kalmamış.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x